Yeni Bir Dili Hızla Öğrenme VE Ana Dilinizde Konuşmamanın Olumsuz Etkilerini Hafifletme Yolları!

Dil ve iletişim sorunları yaşayanlar için yardım.

Ana dilinizde konuşmamaktan kaynaklanan olumsuz etkileri hafifletme yollarını anlatmadan önce, size çoğu kişinin bilmediği bir şeyden bahsetmek istiyorum.

Ana dilinizde konuşmamaktan kaynaklanan olumsuz etkileri hafifletme yollarını anlatmadan önce, size çoğu kişinin bilmediği bir şeyden bahsetmek istiyorum. They never forgot who they were, where they came from, or how to speak their native language.
Dünyada yabancı bir ülkede, yeni bir dil konuştukları yeni bir hayata başarıyla geçiş yapan hiç abartısız binlerce insan var. Hiçbiri eskiden kim olduklarını, nereden geldiklerini ya da ana dillerini unutmuyor.

Başarılı Olmuş Beş Göçmen

Albert Einstein - Nobel ödüllü Alman asıllı teorik fizikçi Einstein ABD’ye 1933’te yerleşti ve 1940’ta ABD vatandaşı oldu.
Josephine Baker - Ünlü Amerikalı bürlesk dans sanatçısı Josephine Baker, dünya çapında sansasyonel bir isim haline gelmeden çok önce Fransızlar tarafından benimsenmişti. II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişinde yer alarak Fransız ordusundan Croix de Guerre madalyası aldı ve General Charles de Gaulle tarafından Légion d’Honneur şövalyesi ilan edildi.
Man Ray - (doğum adı Emmanuel Radnitzky) Amerikalı görsel sanatçı Man Ray kariyerinin büyük bölümünü Fransa’da geçirdi. Dada ve Sürrealizm akımları ile ilişkisi sürekli olmasa da her iki akıma da büyük katkısı oldu. Çeşitli alanlarda önemli eserler verdi ama kendisini her şeyden önce ressam olarak görüyordu. En çok fotoğraflarıyla tanındı, moda ve portre fotoğrafçısı olarak ün kazandı.
Viktor Borge - Danimarkalı ve Amerikalı komedyen, orkestra şefi ve piyanist Victor Borge, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da radyo ve televizyon programlarıyla büyük bir popülerlik elde etti. Müzik ve komediyi birleştiren performansları ona “Danimarka’nın Palyaço Prensi” lakabını kazandırdı. Özellikle İngilizceyi eğip bükerek anadili İngilizce olan seyircileri kendi kendilerine güldürmesiyle ünlüydü.
Dame Zaha Hadid - Iraklı-İngiliz mimar Zaha Hadid, 2004’te Pritzker Mimarlık Ödülünü alarak bu ödülü alan ilk kadın oldu. 2010 ve 2011’de İngiltere’nin en prestijli mimarlık ödülü olan Stirling Ödülünü kazandı. 2012’de Kraliçe II. Elizabeth tarafından mimarlık alanındaki hizmetleri nedeniyle Dam ilan edildi, 2015’te ise İngiliz Mimarları Kraliyet Enstitüsü’nün Kraliyet Altın Madalyasını kazanan ilk ve tek kadın oldu.

Kocam Stephen Bray, fotoğrafçılık hocası Michael Eldridge’le 1970lerde İngiltere’de yaşarken tanışmış – Londra doğumlu Michael çeşitli burslarla dünyayı dolaştıktan sonra İtalya’nın Le Marche bölgesine yerleşti, halen resim ve fotoğraf çalışmalarını orada sürdürüyor.

Stephen 2000 yılında Türkiye’ye yerleşti ve Türk vatandaşı oldu. Türkiye’de yaşamaktan çok mutlu, burada herkes onu seviyor ve hocaları sayıyorlar. Stephen, 2016’da kızımıza evde eğitim vermek üzere İngiltere’ye döndü.

Siz de yeterince geriye bakarsanız büyük olasılıkla kendi ailenizde de göçmen bir akraba bulabilirsiniz.

İki Ya Da Daha Fazla Dilde Kendinizi Nasıl Güvenle İfade Edebilirsiniz

Hatırlatırım, ben bunu başardım. Yani söylediklerim yalnızca kuramsal bilgilerden ibaret değil. İşe yaradığını biliyorum!

Bunları yaparsanız yeni ülkenizdekiler size bayılacaktır! Memlekettekilerin de içi rahatlayacaktır.

Bir süre yeni dilinizde hatasız konuşmaya çabalamayın. Kendinizden çok başkalarına odaklanın. Konuşmanızın dinleyenlere nasıl geldiğine dikkat edin.

Güldüklerini ve size yardımcı olmaya çalıştıklarını göreceksiniz ☺

Etkili kısa cümleler öğrenin. Ama en önemlisi…

Sözlerinizi basit tutmaya bakın.

Burası çok önemli çünkü bir yabancıyla konuşurken basit cümleler kullandığınızda karşınızdakinin beyni “Hey, çok kolay anlaşılıyor!” diyecektir. O zaman sizin beyniniz de kendine daha fazla güvenebileceğine karar verir. Unutmayın, yüz yüze iletişimin yaklaşık %70’i zaten söze dayalı olmayan unsurlardan oluşur.

Onun için farklı bir dil konuşanlara kalbinizi açarak yaklaşın yeter.

Alışverişe ya da seyahate çıkarken sormanız gerekebilecek şeyleri evden çıkmadan düşünün.

İsterseniz bu soruları yazabilirsiniz.

Hatta kendi dilinizde okunduğu şekilde bile yazabilirsiniz.

Daha ileride hepsini yeni ülkenizin dilinde yazmayı öğrenirsiniz.

Okul çağınızda çok iyi bir öğrenciyseniz, okuldan ve derslerden çok zevk alıyorsanız bir şey diyemem ama öyle değilse dil öğrenmek için kursa yazılmaktan kaçının.

Resmi bir kurs ortamı size uymaz, hatta sizi sıkıp gererek öğrenmenizi tamamen imkânsız hale getirebilir.

Onun yerine İnternet üzerinden çalışabileceğiniz bir online dersi tercih edin.

Ücretsiz online kurslar da, biraz daha kapsamlı olabilecek ücretli online kurslar da bulabilirsiniz. Kendinize uygun bir program bulana kadar iyice araştırın.

Yakınınızdaki kütüphanelerde ya da belediye merkezinde ÜCRETSİZ kaynaklar da bulabilirsiniz.

Yabancı bir ülkede olmak ve konuşulan dili anlamamak sizi daha dikkatli bakmaya, daha iyi görmeye, dinlerken konuşmadaki tonlamaları, karşınızdaki kişinin neler hissettiğini gösteren belirtileri daha fazla fark etmeye zorlayacağı için olağanüstü bir deneyim olabilir.

Sözel iletişimi anlamamaktan kaynaklanan dezavantaj hissini yendiğiniz zaman, bu eksiklik sayesinde çevrenizdekilere karşı çok daha duyarlı olabilirsiniz.

Tabii ki okulla ve derslerle arası iyi olan insanlardansanız pek çok kurs bulabilirsiniz. Bilgi almak için yakındaki üniversite ve kütüphanelere başvurabilirsiniz.

Yabancı Dili İleri Düzeyde Konuşanların Çok Yaptığı Bir Hata

Ama ya yeni yerleştiğiniz ülkenin dilini önceden biliyorsanız? O zaman nelere dikkat etmelisiniz?

Belki öncelikle şunun fakına varmanız gerekebilir: Yeni ülkenizde konuşulan dilin dilbilgisi açısından en doğru şeklini biliyor olsanız da büyük olasılıkla bu dili anadili olarak öğrenenler gibi konuşmuyorsunuzdur.

Anadilinde konuşanları hiç suçlamayın.

Memlekette size bu dili öğreten hocalarınızı da suçlamayın. Onların işi size yalnızca dilin iş dünyasında kullanılan, ya da düzgün şeklini öğretmek.

Nasıl ki okuldaki öğretmenleriniz size kendi dilinizde argo ya da gündelik konuşmaları öğretmiyorsa, yabancı dil dersi verirken de bunları öğretmezler.

Yeni ülkenizin gündelik, gayriresmî konuşma diline alıştıkça kültürüne de daha fazla yaklaşmaya başlarsınız.

Gençlik kültürlerinin hepsinin eski nesillerin konuşmasından farklı ifadeler kullanarak kendilerine ait bir dil geliştirmesinin nedeni budur, dili kendilerini ayırmak için kullanırlar.

Yani çocuklarınızın kullandığı sözcükleri anlayamıyorsanız sebebi yeni bir ülkeye gelmiş bir yabancı olmanız değil. Anadilinde konuşanlar da genç kuşakların dilini anlamaz.

Neden İnternet’i Kullanmalısınız

Kendi ülkenizin televizyonunu izlemek ve gündemi takip etmek için İnternet’ten faydalanmayı ihmal etmeyin. Böylece bir akrabanız size memleketteki dini ya da milli bir bayramda ne yapıyorsunuz diye sorarsa gafil avlanmazsınız.

Ayrıca kendi ülkeniz açısından haber değeri taşıyan ama yeni ülkenizde haber olmayan olayları da kaçırmamış olursunuz.

Okuduğunuz şeylerle ilgili yorum yapıyorsanız dikkatli olun. Yaşadığınız yere bağlı olarak, her ülkenin haberleri kendine göre yorumlama şekli farklıdır. İnternet gibi herkese açık bir ortam politika tartışmak için en uygun yer olmayabilir, yemekte ya da bir kafede tartışmak daha güzel olur.

Dilin amacı, kolayca anlaşılacak konuşmalarla daha çok kişiyi etkileyebilmektir.

Ne de olsa, eğer söyledikleriniz anlaşılmıyorsa insanlar verebileceğiniz bütün o harika şeyleri nasıl öğrenebilirler?

Şimdi sizi dinlemelerini sağladığınıza göre devamını anlatayım.

Karşınızdakileri Etkileyerek Yeni Hayatınızı Güzelleştirme Yolları...

● Öncelikle şuna dikkat edin: Her şey… KARŞINIZDAKİYLE İLGİLİ OLSUN!

Bakın, biz her ne kadar karşımızdakinin bizden, bizim hikâyemizden, bizim anlattıklarımızdan etkilenmesini istesek de işin aslı şu ki bunlar kimsenin umurunda değil. Bu tamamen insan tabiatından kaynaklanan bir durum; yabancı olmakla hiç alakası yok.

Herkes KENDİNİ düşünür, onun için başkalarını etkilemeye çalışmaktansa her zaman ONLARA nasıl yardımcı olabileceğinizi göstermeye odaklanın.

“ONLAR”dan daha önemli bir şey varsa o da “SONUÇLAR”dır.

Örneğin, bu yazı tamamen “BEN”imle ve benim ne kadar iyi bir psikolog olduğumla ilgili olsaydı, okumayı bırakırdınız, öyle değil mi?

Öte yandan, tamamen “SİZ”inle, sizin yeni bir dili hızla öğrenme ihtiyacınızla ilgili yazmış olsaydım belki bir kısmını okurdunuz… ama sonunda yine de bırakırdınız çünkü bunları zaten biliyorsunuz.

Ama hâlâ okumaya devam ediyorsunuz, okumaya devam etmenizin de tek bir sebebi var: SİZİN ELDE ETMEK İSTEDİĞİNİZ SONUÇLARDAN BAHSEDİYORUZ.

Bizim için bu sonuç konuşmanızla karşınızdakileri etkileyebilmenizi sağlamak.

Böylece DAHA İYİ İLİŞKİLER kurabilirsiniz, bu ilişkiler sayesinde de elinize yeni FIRSATLAR geçebilir.

Büyük olasılıkla burada bulunmanızın sebebi de bu, öyle değil mi?

● İkincisi, çeşitli durumlarda kullanabileceğiniz sihirli formülleri öğrenin.

Örneğin, karşınızdakinin ne istediğini ya da neye ihtiyacı olduğunu anlamak için kullanabileceğiniz, “Ne yapmak istiyorsun?” “Neden?” gibi sorular.

Birini tebrik etmek için kullanabileceğiniz, “Bravo,” “Çok güzel,” “Hayırlı olsun,” “Çok sevindim” gibi ifadeler ya da kendiniz bir şeyi başarınca, anlayınca ya da çözünce memnuniyetinizi gösterecek “Tamamdır,” “İşte oldu” gibi sözler.

Karşınızdakine bir şeyi yapmanın ona ne fayda sağlayacağını anlatmakta kullanabileceğiniz ifadeler, örneğin “Gündelik hayatta kullanılan konuşma şeklini bir an önce öğrenin ki kültürü anlayabilesiniz.”

● Üçüncüsü, hiçbir şekilde doğma büyüme yeni ülkenizin vatandaşıymışsınız numarası yapmaya ya da o şekilde davranmaya kalkmayın çünkü bu tür davranışlar öyle olmadığınızı daha fazla belli eder.

Göçmen olmak, bir salonda gezinen bir fil olmak gibidir. Herkes filin farkındadır, siz kimse sizi görmüyormuş gibi davranırsanız aptal gibi görünürsünüz.

Onun yerine konuşmanızda şöyle bir yol izlemeyi deneyebilirsiniz.

“Neler hissettiğinizi çok iyi biliyorum.

Ben de memlekette aynı bu şekilde düşünüyordum!

Çok yakın zamana kadar da zorlu bir öğrenme süreci yaşadım.

Hatta çoğu kişinin tahmin ettiğinden çok daha zordu diyebilirim!

Ama bakış açımı değiştirecek basit bir yöntem buldum, sonrası yağdan kıl çeker gibi kolay oldu.

Şöyle bir şey önerebilirim...”

Söylediğiniz her şeyin karşınızdakine fayda sağlayan bir sonucu olmalı. Çekingen biri bile olsanız ya da dil seviyeniz düşük bile olsa kısa zamanda çok sevilen biri olursunuz.

● Dördüncüsü, memleketteki yakınlarınızın yaşadığınız zorlukları anlamasını beklemeyin. İyi niyetle de olsa verecekleri tavsiyelerin büyük bölümü faydasız ya da uygunsuz olabilir.

Bunun nedeni hiç sizin bulunduğunuz durumda bulunmamış olmaları.

Memlekette işe yarayan şeyler şu anda bulunduğunuz yerde pek faydalı olmayabilir.

Ama bu nedenle size tavsiyede bulunan yakınlarınıza laf etmenize, tavsiyelerini eleştirmenize de gerek yok.

En doğrusu; dinleyin, söylediklerini değerlendirin, gülümseyin (evet, birinin gülümsediğini telefonun öbür ucundan duyabilirsiniz) ve el sallayın ☺

Memleketinizi ziyarete gittiğiniz zaman kendinizi yabancı hissedersiniz diye korkmayın. Zamanla her şeyin değiştiği doğrudur ama en önemli insani özellikler değişmez. Yurt dışında yüksek ücretli bir işte çalışan bir uzman olsanız bile anne babanızın size altı yaşında bir çocukmuşsunuz gibi davrandığını görebilirsiniz.

Çoğu ebeveyn, yetişkin çocuklarına çocuk muamelesi yapar. Bunun da yurt dışına yerleşmekle bir alakası yoktur.

Yurt dışına yerleşme fırsatı çıkınca sizi teşvik etmiş olsalar bile vatanınızı terk ettiğiniz için sizi ayıpladıklarını düşünebilirsiniz.

Aslında davranışlarının sebebi sizin göç etmiş olmanızdan ve onları anlamamanızdan çok onların sizi daha az görmeleri ve bu yüzden hayatınızın nasıl olduğu konusunda kafalarında bazı hayaller yaratmak zorunda kalmaları.

Yabancı bir ülkede yaşamanın anne baba, çocuklar ve kardeşler arasında bir şeyleri değiştirdiği çok nadir olur. Yalnızca mevcut çatlakları derinleştirebilir.

Bu blog paylaşımını yazmamın iki nedeni var.

Öncelikle, yeni bir dil öğrenmenin zorluğu ya da yeni bir ülkeye fazla alışma konusundaki endişelerinizi gidermek istiyorum.

İkincisi de, size “Hey! Bu söyledikleri kafama yattı… devamını görmek istiyorum,” dedirtmek istiyorum.

Eğer böyle olduysa,

İşte ÇOK Hoşunuza Gidecek Bir Şey!

Sizin için basit bir eğitim hazırladım ve ÜCRETSİZ olarak vermek istiyorum.
● Eşinizle aranızdaki kültürel, dinsel, cinsel ve politik farklılıkları nasıl çözebilirsiniz?
● Çocuklarınızı dezavantajlı bir pozisyona sokmadan memleketinizin ulusal kimliğini korumalarını nasıl sağlayabilirsiniz?
● Yeni bir dili nasıl hızla öğrenebilirsiniz?
● Memlekete dönüp dönmeme kararını nasıl verebilirsiniz?
● Çocuklarınızı yeni bir ülkede yabancı azınlığa dâhil olmalarından ileri gelen önyargılardan nasıl koruyabilirsiniz?

Bu ÜCRETSİZ Eğitimi Almak İçin:

Öncelikle, eğitim talebinizi buradan bildirin. .

Yalnızca adınızı ve e-posta adresinizi yazarsanız düzenlediğim ilk ÜCRETSİZ program listesine sizi de ekleyebilirim.

Dediğim gibi, program tamamen ücretsiz.

İşlenen konularla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz buradan benimle temasa geçebilirsiniz.

Yeni bir ülkeye yerleşmekle ilgili sorunlarınızın üstesinden gelmek, daha hızlı uyum sağlamak ve sonunda BAŞARIYLA KENDİNİZE YENİ BİR HAYAT KURMAK istiyorsanız, bu ücretsiz eğitimi hemen alın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Eğitimde “görüşmek” ümidiyle!

Selamlar,

process 3
Irem Bray M.Sc. (Lond).
Uzman Psikolog ve Sistemik Psikoterapist



Not: Yurt dışında yaşayan yakınlarınız varsa bu eğitimin onların yaşıyor olabileceği sorunları anlamanıza da çok büyük faydası olacaktır.

Aklınıza takılan herhangi bir soru olursa buraya tıklayarak çekinmeden sorabilirsiniz.

Bu eğitim on yılı aşkın bir süredir birbirinden çok farklı göçmenlerle yaptığım çalışmalara dayanmaktadır.

Kafanızda herhangi bir şüphe varsa mutlaka diğer sayfalarıma da göz atın ve tavsiyeler bölümünü okuyun.

Acil ya da daha kişisel ilgiye ihtiyacınız varsa iletişim sayfasına gidip beni arayın.

Hâlâ ikna olmadınız mı? Bana mesaj atın. **KANIT yazıp +90 535 912 33 36’ya gönderin; çalışma yöntemimin ayrıntılarını size WhatsApp’tan göndereyim.

NOT:
Bu işi günde bir kez toplu olarak yapıyoruz, dolayısıyla dosya elinize hemen ulaşmayabilir.

CANLI GÜNCELLEME ALIN

İstenmeyen mesajlar almayacağınıza söz veriyoruz - yalnızca en son kaynak ve haberleri göreceksiniz!