Yurt Dışında Yaşayanlar: Doğru insanla birlikte olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Pek üstünde durulmayan bu üç senaryo yurt dışına yerleşme planlarınızı başarıya ulaştırabilir ya da alt üst edebilir.

Yabancı bir ülkeye yerleşmekten çok iyi sonuç alan pek çok insan var. Hepsinin ortak noktası, zorluklarla karşılaştıkları zaman odaklanabilmeleri ve esneklik gösterebilmeleri.

Çoğumuz yurt dışına yerleşmeyi yeni bir başlangıç fırsatı olarak görürüz. Yurt dışına sizi şirketiniz yollamış olsa da, kişisel sebeplerle gitmeye karar vermiş olsanız da fark etmez. Yeni bir eve taşınırken yeni bir başlangıç umudu taşımamız gibi göçmenler de yeni bir ülkeye doğru yola çıkarlarken daha güzel bir gelecek umudu taşırlar.

Ama yurt dışına yerleşmenin getirdiği kendine özel sorunlar vardır.

İşte yurt dışında yaşayanların karşısına en çok çıkan üç sorun ve çözümleri

1. Back home you both had jobs, but now you’re abroad only one of you seems to have a career.

İlginçtir, özellikle yüksek vasıflı kişilerin çalışma imkânı bulamama ihtimali daha yüksek.

Avukatlık, mühendislik, mimarlık gibi alanlarda yetişmiş kişiler çoğu kez benzer mesleki ya da sosyal konumdan biriyle evlenir ya da beraber olurlar.

Yabancı bir ülkeye yerleşirken eşlerden biri seçtiği mesleği sürdürmek için gerekli izin ve belgeleri önceden temin etmiş olabilir ama eşinin yurt dışında mesleğine devam edebilmesi için yerine getirmesi gereken başka kriterler olabilir.

Bu durum ilişki üzerinde baskı yaratabilir çünkü sıkıntı yaşayan eş mesleki niteliklerini kazanmak için çok çalıştığı halde bütün çabalarının boşa gittiğini hisseder.

Mesleki nitelikleri geçersiz sayılan taraf kadın olduğunda, çift çocuk sahibi olma konusunda baskı hissedebilir. Memleketteki yakınları yurt dışına yerleşen çiftin geleceğini garantiye aldığını ve mantıken sıranın çocuk yapmaya geldiğini düşünebilirler.

Ama eğer kadın çocuk sahibi olmaya hazır değilse aceleyle böyle bir karar almak felaket olabilir.

Kadın, yeni bir ülkeye uyum sağlamaya uğraşmak ve mesleğini yapamamak yetmezmiş gibi üstüne bir de aile hiyerarşisinde güçlü yeri olan akrabaların hamile kalıp hayatını değiştirmesi için yaptıkları baskılarla karşı karşıya kalır.

Erkeklerin böyle durumlarda çok net davranması gerekir. Çocuk düşünmeye başlamadan önce kadının yeni ülkeye uyum sağlamak için desteğe ihtiyacı vardır.

Aksi halde ciddi sorunlar ortaya çıkabilir, örneğin:

● doğum sonrası depresyon riskinde artış 

● maddi sıkıntılar

● ev durumu uygun olmadığı halde memleketten kayınvalidelerin ya da başka akrabaların gelmesi

● kadının daha yeni ülkeye sağlam bir şekilde yerleşip alışmadan bebeği doğurmak için koşa koşa memlekete dönmesi riski

Unutmayın, ne zaman çocuk sahibi olmaya hazır olduğunu kadın bilir.

Daha yeni yurt dışına yerleşmiş, seçtiği mesleği yapmasına izin verilmeyen, işsiz

kalmış, çocuk yapma baskısı gören birinin “Süper Stres” yaşaması neredeyse kesin gibidir.

Bu arada, Süper Stres’in ne olduğunu da aşağıda anlatıyorum ☺

Eğer eşiniz memleketteyken kariyerini etkileyeceği için çocuk yapmayı düşünmüyorsa, şimdi yabancı bir ülkeye yerleşmişken bebek istemesi düşük bir ihtimal, tabii özellikle isteyen kendisi ise o başka.

Yalnızca akrabaları memnun etmek için çocuk yapmaktan kaçının.

Bunun yerine, beraberce, çalışamayan eşin aldığı eğitimden gelen temel becerileri nasıl kullanabileceğinizi düşünmelisiniz. Örneğin, mimarsa, mimarlığın tasarım unsuru başka bir alanda kullanılabilir mi?

Bir mimarlık bürosunda, yetkili bir mimarın gözetimi altında hazırlık çalışmalarını yapan biri olarak iş bulabilir mi?

İç mimari ve dekorasyon seçeneği düşünülebilir mi?

Diyelim ki memlekette tıp doktorsunuz.

Bir sağlık dergisinde okuyucu sorularını cevaplayabilir misiniz?

Psikiyatri gibi bir uzmanlık eğitimi aldınız mı? Aldınızsa danışman, rehber ya da iş yeri sağlık uzmanı gibi bir pozisyonda çalışmanıza izin var mı?

Özel bir hastalık türü konusunda uzmansanız, ilaç firmalarında iş bulabilme imkânınız var mı?

Farklı bir bakış açısına ihtiyacınız olabilir ama diplomanız ya da belgeleriniz yeni geldiğiniz ülkede geçerli sayılmıyor diye mesleğinizi yapamamanız, temel becerilerinizi başka alanlarda kullanamayacağınız anlamına gelmez.

Bazen vasıfsız elemanların işinin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Beyin cerrahı olarak çalışmak istemeleri pek mümkün değil ama böyle uzmanlık alanları dışında ne isterlerse yapabilirler.

Unutmayın, aramızda İnternet üzerinden çalışanlar da var ;)

2. Yurt dışına taşınırken çalışmayı planladığınız iş umduğunuz gibi çıkmadı.

Bu senaryo, Kuzey Amerika ya da Avustralya’ya yerleşen göçmenler arasında sık görülür.

Merak etmeyin, eğer göçmenlik işlemlerini tamamlamayı başardınızsa büyük olasılıkla iş de bulursunuz. Ama memleketinizde alıştığınız düzeyde bir iş olmayabilir.

Yeni ülkedeki işverenler sizi işe almakla bir riski göze alıyorlar demektir, sizin de onlara bir şans tanımanız gerekir.

Size uygun gelmese bile ilk bulduğunuz işi kabul edin demiyorum ama bence çalışma hayatına mümkün olduğu kadar çabuk girmeniz faydalı olur; daha sonra işinizi değiştirmeyi düşünebilirsiniz.

Böylece yeni insanlarla tanışabilir, sosyal becerilerinizi ve sosyal çevrenizi geliştirebilirsiniz.

Kanada yetkilileri, yeni gelecek göçmenlerin yanlarında her ihtimale karşı en az 18.000$ getirmelerini tavsiye ediyorlar. Uzmanlar bunun yetersiz olduğunu düşünüyorsa da ben şahsen bundan daha az parayla başka bir ülkeye göçen ve bir sorun yaşamayan insanlar tanıyorum.

Ama bunlar özel durumlar!

Yabancı bir ülkeye göç ederken yanınızda önerilenden daha az parayla gitmenin sorun olmayacağını farz edemezsiniz.

Son anda bir iş bulsanız bile, yaptığınız görüşmelerin sonucunu beklerken gerginlik yaşamanız muhtemeldir. Bu da ilişkiniz üzerinde baskı yaratır.

Hatta memleketteki varlıklı akrabalarınızdan borç istemek zorunda kalabilirsiniz.

Akrabalardan borç istemek iyi olmaz çünkü paranın tamamı ödendikten sonra bile ömür boyu kendilerine borçlu kalırsınız.

Ayrıca akrabalardan borç almanın ilişkileri yıpratan bir yönü de vardır, çünkü bir tarafın ailesinden destek görüyor, diğer taraftan görmüyormuşsunuz gibi bir manzara yaratabilir.

Mümkünse göç etmeden önce işinizi bulmaya çalışın. Böylece işvereniniz göçmenlik işlemleri sırasında bürokratik işlemleri de halledip gelişinizi kolaylaştırabilir.

Eğer iş bulmadan ya da en azından olası bir işverenle anlaşmadan göç etmek zorundaysanız, çok iyi bir özgeçmiş hazırlamanız gerekir ya da iş bulma konusunda aracılık eden bir kurumdan hizmet almayı düşünebilirsiniz.

Sizinle aynı alanda çalışan insanlarla tanışmak ve iş fırsatlarından haberdar olmak için mesleki oda ya da birliğinizin bulunduğunuz yerdeki şubesinin toplantılarına katılın.

Bu gruplar sık sık olağan toplantılarına katılacak konuşmacılar arar; eğer dil seviyeniz yeterliyse mesleğinizin geldiğiniz ülkedeki durumu konusunda bir sunum hazırlayın ve konuşma yapmayı teklif edin.

Büyük olasılıkla sekreter size bir sunum tarihi ve saati ayarlayacaktır. İyi geçerse kendinizi bu şekilde göstermeniz size teklifler gelmesini sağlayabilir ve çeşitli fırsatlar yaratabilir.

Her şekilde, kendinizi daha iyi tanımış olursunuz ve konuşma becerilerinizi geliştirirsiniz.

Siz konuşmanızı yaparken eşinizin de gelip gelemeyeceğini sorun. Böyle toplantılarda yanınızda eşinizin olması genellikle artı puan getirir ama bütün mesleki birlik ve odalar toplantılara eşleri kabul etmeyebilir.

Eşinizi getirmeniz onun da kendini sürece dâhil hissetmesini sağlar. Toplantıda başka eşlerle tanışabilir ve sosyalleşme fırsatı bulabilir.

Kurallara ve varsa kıyafet kurallarına uymaya dikkat edin ☺

“Süper Stres”: İşte Bilmeniz Gerekenler!

Psikologlar, insan hayatındaki çeşitli olayların stresle ilişkisini araştırıyorlar. İnsanın çocuğunu veya sevdiği birini kaybetmesi listenin en üstünde yer alıyor, ama boşanma, çocuk sahibi olma, taşınma, iş değiştirme ve akrabalarınızın yanınıza taşınması gibi olaylar da araştırılan stresli durumlar arasında yer alıyor.

Hayatınızda birden fazla stresli olay üst üste gelirse, sonuçta “Süper Stres” ortaya çıkar.

Süper Stres, rahatsızlık düzeyini listedeki olayların herhangi birinin tek başına yaratabileceği düzeyin çok üzerine çıkarır, hatta sevdiğiniz birini kaybetmeyi bile gölgede bırakabilir.

Süper Stresin yönetilmesi gerekir ama bunu tek başınıza yapmak kolay değildir çünkü stresin her türlüsü vücudun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını yıpratır.

Kendinizi yalnızca yorgun ya da kaygılı hissetmekle kalmaz, gece uyuyamıyor da olabilirsiniz.

Büyük olasılıkla çok hastalanıyor, sıkıntılarınızı da sağlığınızın bozuk olmasına yoruyorsunuzdur.

Siz iyi olsanız bile, belki eşiniz stresle ilişkili çeşitli belirtilerden bazılarını yaşıyor olabilir.

Çiftler söz konusu olduğunda genellikle her iki eşin de sağlığı ve morali yerinde olduğunda her şey yolunda gider. Eşlerden biri sorun yaşıyorsa hayat zorlaşır. Her ikisi de sorunlarla boğuşuyorsa hayat başa çıkılmaz hale gelir.

Böyle durumlarda ilişkiler hassaslaşır.

Yabancı bir ülkeye göç eden çiftler yaşadıkları sıkıntıların panzehiri olarak çoğu kez çok lüzumlu birikimlerini öz imgelerini yükseltmek için harcama yolunu seçerler.

Bu da iki soruna yol açabilir.

Öncelikle, birikimler gereksiz harcamalarla eriyip gider. Bu da para konusunda daha fazla kaygı yaratır ve benlik hissini yükseltmenin tam tersi etki yapar.

İkincisi, yabancı bir ülkeye yeni yerleşmişken doğru alışveriş yapmak daha zordur.

Yanlış şeyler almanız çok olasıdır ve bu da sizi yeni ülkenin kültüründen uzaklaştırarak yabancılaşma hissini artırabilir.

Hem siz hem de eşiniz sorun yaşarken işlerin zorlaşma olasılığı çok yüksektir.

Bunu hayatınıza odaklanmak için bir uyarı kabul edin. Bir plana göre hareket edin ve planınızdan sapmayın. Birkaç gün hastalanırsanız, iyileşir iyileşmez planınıza kaldığınız yerden tekrar sarılın.

Kendinizi berbat hissediyorsanız bile pes etmeyin. Eşiniz kendini kötü hissettiğinde, siz kendi durumunuzun daha beter olduğunu düşünseniz bile ona destek olun.

Zorluklarla karşılaşınca koşa koşa memleketinize dönmekten kaçının.

Memlekete ancak yeni ülkenizde işler iyice yoluna girdikten sonra gitmeyi düşünmelisiniz.

Böylece, eğer kesin dönüş yapmaya karar verirseniz sebebinin gerçekten kendi ikliminizde ve kendi kültürünüz içinde yaşamayı tercih etmeniz olduğundan emin olabilirsiniz. Beraberce Süper Stres deneyimi yaşayan ve atlatmayı başaran çiftler hayatta genellikle mutlu ve başarılı olurlar. İyi birer anne baba, hem birbirlerine hem de başkalarına karşı iyi birer arkadaş olurlar.

Gerçekçidirler.

Basit şeylerden zevk almayı ve hayatın tadını çıkarmayı bilirler.

Ne yazık ki bir çift yurt dışında Süper Stres yaşıyorsa memleketteki akrabaların tavsiyeleri genellikle pek yerinde olmaz.

Çoğu kez gelip çifti ziyaret etmek isterler, bu da hem çiftin ilişkisinde hem de aile bütçesinde daha fazla sıkıntı yaratır.

Misafirler genellikle çifti yeni yerleştikleri yerdeki kaynak ve imkânlardan uzaklaştırır. Ama misafirler gidince çift yine dışarıdan yardım almaya ihtiyaçları olduğunu görecektir.

Yakınların ziyareti memlekette daha fazla destek görebilecekleri hissini yaratır.

Belki başta bu doğru da olabilir. Ama zamanla yeni geldiğiniz ülkede de çok destek bulabilirsiniz.

Yabancı bir ülkede yaşama konusunda gelgitler yaşayan birçok aile tanıyorum.

Yurt dışındayken memlekete dönmek isterler.

Memlekete dönünce başta neden ayrılmak istediklerini hemen hatırlarlar, bir iki sene içinde tekrar tası tarağı toplayıp yurt dışına yelken açarlar.

Yine böyle gelgitli ilişkilerden bir başkası da eşlerden birinin yurt dışına yerleşmek isteyip diğerinin arayı bozmamak için ona uyduğu durumdur.

Filmi birkaç sene ileri sararsanız, başta yurt dışına göçmek isteyen eş artık memlekete dönmek isterken ilk etapta gönülsüzce razı olan taraf artık yeni hayatına alışmış ve yeni yerleştikleri ülkede kalmak istemektedir.

Bunun altında yatan sebepler oldukça karmaşıktır ve başka bir yazının konusu olabilir.

Peki, doğru insanla birlikte olduğunuzu nasıl anlarsınız?

1. 1. Eşiniz hayatı olduğu gibi kabul eder ve işler yolunda gitmediği zaman suçu sizde aramaz.

2. Eşiniz yurt dışına yerleşip uyum sağlamaya çabalarken ve pek çok başka zorlukla uğraşırken ona destek olmak istersiniz. Aranızdaki ilk “kıvılcım” parlaklığını yitirmiş gibi göründüğünde bile aynı şekilde davranırsınız.

3. Eşiniz ailesine karşı doğal bir bağlılık hissetse bile sizi desteklemeye devam eder.

4. Eşiniz dinlemesini bilen, birlikte plan yapabildiğiniz ve bu planları gerçekleştirebildiğiniz biridir.

5. Eşinizin ilgi alanları ve izlediği yollar sizinkilerle taban tabana zıt bile olsa ona saygı duyarsınız. Başarılarına kendi başarılarınız kadar sevinir ona elinizden gelen her şekilde yardım etmek istersiniz.

Bu blog paylaşımını yazmamın iki nedeni var.

Öncelikle, yerleştiğiniz yeni ülkede karşılaştığınız zorluklar ve yaşadığınız endişeler konusunda siz bilgi vermek istiyorum. Yalnız değilsiniz. Aynı şeyleri yaşayan pek çok kişi var.

İkincisi de, size “Hey! Bu söyledikleri kafama yattı… devamını görmek istiyorum,” dedirtmek istiyorum.

Eğer böyle olduysa,

İşte ÇOK Hoşunuza Gidecek Bir Şey!

Sizin için basit bir eğitim hazırladım ve ÜCRETSİZ olarak vermek istiyorum.

Bu eğitimde şunları öğreneceksiniz:

● Eşinizle aranızdaki kültürel, dinsel, cinsel ve politik farklılıkları nasıl çözebilirsiniz?

● Çocuklarınızı dezavantajlı bir pozisyona sokmadan memleketinizin ulusal kimliğini korumalarını nasıl sağlayabilirsiniz?

● Yeni bir dili nasıl hızla öğrenebilirsiniz?

● Memlekete dönüp dönmeme kararını nasıl verebilirsiniz?

● Çocuklarınızı yeni bir ülkede yabancı azınlığa dâhil olmalarından ileri gelen önyargılardan nasıl koruyabilirsiniz?

Bu ÜCRETSİZ Eğitimi Almak İçin:

Öncelikle, eğitim talebinizi buradan bildirin.

Yalnızca adınızı ve e-posta adresinizi yazarsanız düzenlediğim ilk ÜCRETSİZ program listesine sizi de ekleyebilirim.

Dediğim gibi, program tamamen ücretsiz.

İşlenen konularla ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz buradan benimle temasa geçebilirsiniz.

Yeni bir ülkeye yerleşmekle ilgili sorunlarınızın üstesinden gelmek, daha hızlı uyum sağlamak ve sonunda BAŞARIYLA KENDİNİZE YENİ BİR HAYAT KURMAK istiyorsanız, bu ücretsiz eğitimi hemen alın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Eğitimde “görüşmek” ümidiyle!

Selamlar,

process 3
İrem Bray M.Sc. (Lond).
Uzman Psikolog ve Sistemik Psikoterapist



Not: Yurt dışında yaşayan yakınlarınız varsa bu eğitimin onların yaşıyor olabileceği sorunları anlamanıza da çok büyük faydası olacaktır.

Aklınıza takılan herhangi bir soru olursa buraya tıklayarak çekinmeden sorabilirsiniz.

Bu eğitim on yılı aşkın bir süredir birbirinden çok farklı göçmenlerle yaptığım çalışmalara dayanmaktadır. .

Kafanızda herhangi tavsiyeler bir şüphe varsa mutlaka diğer sayfalarıma da göz atın ve tavsiyeler bölümünü okuyun.

Acil ya da daha kişisel ilgiye ihtiyacınız varsa iletişim sayfasına gidip beni arayın.

Hâlâ ikna olmadınız mı? Bana mesaj atın. **KANIT yazıp +90 535 912 33 36 ’ya gönderin; çalışma yöntemimin ayrıntılarını size WhatsApp’tan göndereyim.

NOT:
Bu işi günde bir kez toplu olarak yapıyoruz, dolayısıyla dosya elinize hemen ulaşmayabilir.

CANLI GÜNCELLEME ALIN

İstenmeyen mesajlar almayacağınıza söz veriyoruz - yalnızca en son kaynak ve haberleri göreceksiniz!